Üret Brülör: 47 Yıldır Sektöre Yön Veren Mühendislik Gücü
1979 yılından bu yana ısıtma sektöründe faaliyet gösteren Üret Brülör, yüksek verimli ve düşük emisyonlu yanma teknolojileriyle sektörün dönüşümüne katkı sağlarken iş ortaklarının yeşil dönüşüm süreçlerini de desteklemeye devam ediyor.
Üret Brülör Yönetici Ortağı Ayşem Üreten ile gerçekleştirdiğimiz söyleşide; şirketin büyüme yolculuğunu, enerji verimliliği odaklı teknolojilerini, dijitalleşme süreçlerini ve sektöre ilişkin değerlendirmelerini konuştuk.
Üret Brülör’ün 1979’dan bugüne uzanan büyüme hikâyesi ve sektördeki konumu hakkında bilgi verebilir misiniz?
Yaşamayanlar için bugünlerden o günleri hayal etmek güç. Sanayinin, üretimin yok denecek kadar az olduğu, ithalatın ihracatın esamesinin okunmadığı hatta izne tabi yıllar. Yeni gelişen sanayileşme sendika hareketliliği ile sıkışmış. Enerji darboğazı, hammadde, finans hepsi apayrı bir sıkıntı. Ülkede benzin, motorin, LPG gibi ürünlerin bulunamadığı üstelik siyasi kilitlenmelerin yaşandığı mecliste cumhurbaşkanının 6 ay boyunca seçilemediği dönem. Üretim yapmaya çalışan işletmelerin sıkışıklık yaşadığı dönemde cesaretle kurulan bir işletme Üret Brülör. Birkaç model ve sadece motorin yakıtlı brülörler ile başlayan üretim yılları.
Ülkemizin ekonomik ve siyası sıkıntı yaşadığı bir döneminde kurulan ve 47. yılını tamamlayan Üret Brülör, nicelikten çok niteliğe önem vererek temkinli adımlarla yatırımlar yaparak büyümeyi amaçlamıştır. Sürdürülebilirliğini daima özsermaye yatırımları ile sağlamış olup önceliği uzun ömürlü ve kaliteli üretim olmuştur.
Türkiye gibi dalgalı ekonomik koşullara sahip bir ülkede çok risk almadan uzun soluklu yaşanabilir bir şirket olmaya çalışıyoruz. Ürünlerimizin uzun ömürlü ve dayanıklı olması da ayrı bir üretim politikamız. 47 yıldır her türlü üretim maliyeti problemine rağmen kalitemizden ödün vermedik. Brülör satıldıktan sonra tüketicinin üzülmemesi, yedek parça sıkıntısı yaşamaması, verimli çalışması bizim en büyük sorumluluğumuzdur.
Bugün itibariyle Türkiye sektöründe bir elin 5 parmağını geçmeyen brülör üreticisi bulunmaktadır. Her üreticinin ortak sıkıntının başında ithal brülör firmaları ile rekabet edebilmektir. Özellikle İtalyan menşeili brülörlerin dünya pazarındaki durumları, Çin tedarikli üretim şekilleri, yıllık üretim miktarları ve düşük satış fiyatı politikaları biz yerli üreticileri her geçen gün üretim şartlarımızı daha zor duruma düşürmektedir
Uzun ömürlü, dayanıklı, kaliteli, sağlam brülör denince akla Üret Brülör’ün gelmesi bizim için onur kaynağı.
Ürün gamınızda öne çıkan brülör tipleri nelerdir? Farklı yakıt tiplerine uyum konusunda ne gibi mühendislik çözümleri geliştiriyorsunuz?
Brülör, fosil yakıt yakan bir üründür. Sıvı yakıtlar, motorin ve fuel oil olarak bilinen hafif ve orta ağır yağ sınıflarıdır. Gaz yakıtlar ise likit petrol gazı yani LPG ve doğal gaz olarak sınıflandırılabilir. Ayrıca hem gaz hem sıvı hafif yağ yakıtlarını yakabilen çift yakıtlı kombine brülörlerimiz de mevcut. Bir yakıtın tedariğinde olası olumsuz bir durumunda ikinci alternatif yakıt ile sistemi durdurmadan çalışmaya devam ederek kullanıcının işletmesini aktif halde kalmasını sağlamaktadır.
Sıvı yakıtlı, gaz yakıtlı ve çift yakıtlı brülörlerimizin hepsinde tek kademeli, iki kademeli ve özellikle elektronik modülasyonlu brülörler üretmekteyiz. Tüm brülörlerimizde birinci önceliğimiz ve tüm ARGE çalışmalarımız öncelikle yüksek verimli yanma üzerinedir.
Bir dönem yaptığımız ve halen aktif olarak kullanılan toz kömür brülörlerimizde mevcut, ancak tesislendirme, farklı disiplinleri ve yatırımları gerektiriyor. Sadece brülörün değil, tüm sistemin projelendirilmesi gerekiyor ki onu da yapan firmalar şu an için yapmayı tercih etmiyorlar. Yerli kömürlerinin kalorifik değerler, yerli maden ocaklarımızın üretim maliyetleri ve ithal kömürün tedarik istikrarsızlıklarından dolayı sanayimizde kömür kullanımı azaldı. Uzun yıllar ARGE’sini yaparak geliştirmiş olduğumuz pulverize toz kömür brülörlerimize şu an için satış talebi bulunmamaktadır.
Son dönemde özellikle Avrupa’nın yaşadığı doğal gaz tedarik sıkıntısı yakıcılarda alternatif çözüm arayışına sürüklemiştir. Özellikle gaz yakıtlı brülörlerde alternatif olarak hidrojen yakılması gündeme gelmiştir. Üret firması olarak bizde hızla bu sürece dahil olarak üretimde gerekli ARGE çalışmaları yaparak hidrojen destekli brülörler geliştirdik. Hatta 2 ayrı fabrikada hidrojen destekli gaz brülörlerini saha testlerini başarılı bir şekilde gerçekleştirdik. Türkiye sanayisinde hidrojen yakıtının kullanılması için ilk önce arz yönetmeliğinin ve şartlarının geliştirilmesinde fayda vardır.
Enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik alanında sunduğunuz çözümler hakkında bilgi verebilir misiniz?
Brülörlerimizi özellikle elektronik modülasyonlu ve gerekli durumlarda oksijen kontrollü sistemlerle üretip verimli yanma değerlerini yakalıyoruz.
Elektronik modülasyonlu Üret Brülör sistemleri, ihtiyaç kadar yakıt-hava karışımı sağlayarak sürekli tam kapasite çalışmayı önlüyor, yakıt tüketimini ciddi oranda düşürüyor ve sık dur-kalk kaynaklı enerji kayıplarını azaltıyor.
Oksijen kontrollü Üret Brülör yanma sistemleri ise baca gazındaki O₂ oranını ölçerek optimum yanmayı sağlıyor, fazla hava oranını düşürüyor, yanma verimini artırıyor ve CO ile NOx emisyonlarını azaltıyor.
Düşük NOx Üret Brülör tasarımları da özellikle Avrupa normları ve çevre mevzuatları açısından önem taşıyor; azot oksit emisyonlarını düşürerek endüstriyel tesislerin çevre izin süreçlerinde avantaj sağlıyor.
Yerli mühendislik gücünüzün size rekabette sağladığı avantajlar nelerdir?
Her ne kadar sanayimiz batı ülkelerine göre geç gelişmiş olsa da pek çok alanda çok hızlı gelişim göstermiştir. Hammadde ve yarı mamul ürün ithalatı yapıyor olsak da ülkemizde hatırı sayılır sanayi ürün ihracatı da mevcuttur. Yerli kaynaklarımızı en iyi şekilde kullanmak ve zeki, becerikli, çalışkan insanımıza güvenerek sorumluluk vermek Türkiye sanayisinin önünü her geçen yıl açmaktadır. Yurt dışından proje ve insan gücü ithal etmek geçici çözümlerdir. Bağımsız hareket edememek, çeşitli çerçeveleri aşamamak, ikincil pazarda sürekli yurtdışına bağlı kalmak hem şirketler hem ülke için sürdürülebilir bir ekonomi değildir.
Brülör sistemlerinde dijitalleşme ve uzaktan izleme çözümleri ne gibi avantajlar sağlıyor?
Otomasyon ve dijitalleşme sistemleri de uzaktan takip, arıza analizi, yakıt tüketim raporlama ve verim optimizasyonu gibi konularda çok fayda sağlıyor, ama unutulmamalı ki dijitali organize edecek de yönetecek de yine insan. Dolayısıyla brülörleri uzaktan takip sistemi ile otomasyona alsak bile yetişmiş eğitimli tekniker işgücü, internet altyapıları, elektrik hat ve kesintileri, rakım, sıcaklık vb. etkiler verimi düşürecek hatta sistemi komple kapatabilecek parametreler. Tüm parametreler eşit olup ülkemizin her yanında teknik altyapı ve kalifiye işgücü olduğunda sadece brülör ve ısıtma sistemleri değil, sanayinin pek çok alanında dijital dünyanın nimetlerinden faydalanabilecektir. Şimdilik Türkiye sanayi tesislerinde insan kontrollü sistemler daha dinamik çalışmaktadır.
Son yıllarda sanayi ve ticari binalardaki enerji verimliliği odaklı çalışmaların, ısıtma sistemlerindeki modernizasyon sürecine etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu alanda ne tür çözümler sunuyorsunuz?

Sanayi ve ticari binalarda enerji verimliliği odaklı çalışmalar, ısıtma sistemlerinin modernizasyonunu doğrudan hızlandıran en önemli unsurlardan biridir. Özellikle artan enerji maliyetleri, karbon emisyonu hedefleri ve sürdürülebilirlik politikaları işletmeleri eski sistemlerden yüksek verimli çözümlere yönlendirmektedir. Çünkü eski tip kazan, brülör ve yanma kontrol sistemleri yüksek enerji kayıplarına neden olmaktadır. Modernizasyon kapsamında kullanılan elektronik modülasyonlu brülörler, yüksek verimli kazan sistemleri, oksijen kontrollü yanma teknolojileri ile frekans kontrollü pompalar ve fanlar sayesinde ciddi enerji tasarrufu sağlanabilmektedir.
Enerji verimliliği projeleri yalnızca maliyet açısından değil, çevresel performans bakımından da büyük önem taşımaktadır. Modern ısıtma sistemleri; daha düşük CO₂ salımı, daha düşük NOx emisyonu ve daha temiz yanma verimi sunarak sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlamaktadır.
Modernizasyon sürecinde manuel sistemlerin yerini dijital otomasyon almaktadır. Akıllı kontrol sistemleri sayesinde ihtiyaca göre kapasite ayarı yapılabilmekte, uzaktan izleme ve anlık enerji analizi gerçekleştirilebilmekte, ayrıca arıza öncesi uyarı sistemleri sayesinde işletme sürekliliği artırılabilmektedir.
Enerji maliyetlerinin yükselmesiyle birlikte verimli sistem yatırımlarının amortisman süreleri de önemli ölçüde kısalmıştır. Özellikle sanayi tesislerinde modern brülör ve otomasyon yatırımları çoğu zaman kısa vadede geri dönüş sağlayabilmektedir. Enerji kimlik belgeleri, karbon azaltım hedefleri ve uluslararası sürdürülebilirlik standartları da ticari binaları daha verimli ısıtma teknolojilerine geçmeye yönlendirmekte ve bu durum modernizasyon yatırımlarını hızlandırmaktadır.
Yeni nesil sistemler ise daha stabil çalışma, daha düşük arıza oranı, daha kolay bakım ve daha uzun ekipman ömrü sunarak işletme maliyetlerini düşürmektedir. Brülör üreticileri açısından bakıldığında bu dönüşüm; yüksek verimli yanma teknolojileri, düşük emisyonlu sistemler, dijital otomasyon entegrasyonu ve alternatif yakıtlara uyumlu çözümler geliştirmeyi stratejik hale getirmektedir. Özellikle doğalgaz, biyogaz, hidrojen karışımlı yakıtlar ve hibrit sistemlere uyum sağlayan modern brülör teknolojileri ön plana çıkmaktadır.
İhracat stratejiniz ve yurt dışı yapılanmanız hakkında bilgi alabilir miyiz?
İhracat stratejileri artık şirketlerin değil, ülkelerin yeni dünya düzenine göre olağandışı şekillenir oldu. Sizin herhangi bir ülkede müşteriniz, pazarınız olması yetmiyor ülkeler arası dinamiklerin ticaretin de etkin ve akışta olması şart. Bu da ülke, pazar, müşteri, sektör arayışında biz üreticileri son derece zorluyor.
Bugüne dek yapmış olduğumuz tüm yurt dışı yatırımlarımız, sözleşmelerimiz, anlaşmalarımız bugünkü bölge ve dünya karmaşasında ticari belirsizlik yaratmıştır. Artık ihracat yaptığımız ülkeler veya hedef ülkeler için net bir öngörü söyleme durumumuz yok denecek kadar azalmıştır. Bekleyip göreceğiz. İçinde bulunduğumuz coğrafyada taşların yerine oturmadan bir şeylerin de değişeceğini düşünmüyoruz.
Servis ve bakım tarafında müşteri memnuniyetini sürdürülebilir kılmak için nasıl bir yaklaşım benimsiyorsunuz?

Firmamız servis ve bakım süreçlerinde son derece hassas, özenli ve planlı bir yaklaşım benimsiyor. Türkiye genelinde yaklaşık 160, yurt dışında ise 90’a yakın teknik servisimiz bulunuyor. Yetkili servislerimize yönelik kurumsal yapılanmamızın temelleri yaklaşık 25 yıl önce atıldı. Bugün performans değerlendirmeleri, müşteri raporları ve düzenli ziyaretlerle servis ağımızı sürekli olarak etkin şekilde denetliyoruz.
TSE Hizmet Yeterlilik Belgeli, ekip çalışması sorumluluğuna sahip ve hem sıvı hem gaz yakıtlı Üret Brülör sistemlerine teknik servis hizmeti verebilecek uzman ekiplerle çalışmak önceliğimizdir. Türkiye’de servis hizmeti veremediğimiz bir il bulunmuyor. Tesisin yapısına, sektörüne ve çalışma dönemine bağlı olarak 7/24 çalışan brülör sistemlerimiz mevcut olduğu için kesintisiz çalışma bizim için büyük önem taşıyor. Bu nedenle arıza durumlarında hızlı servis hizmeti sunmak, yedek parçaları en kısa sürede ve en uygun maliyetle müşteriye ulaştırmak, dolayısıyla işletmelerde üretimin kesintiye uğramamasını sağlamak temel sorumluluklarımız arasında yer alıyor.
Önümüzdeki 5 yıl için büyüme hedefleriniz nelerdir?
Mevcut konjonktürde önceliğimiz, büyümeden ziyade mevcut iş gücümüzü, pazarımızı ve çalışan kadromuzu korumak. Gerek dünya genelindeki gelişmeler gerekse Türkiye’deki ekonomik koşullar, artık uzun vadeli öngörüler yapmayı oldukça zorlaştırıyor. Bugün geldiğimiz noktada bırakın 5 yılı, 1 yıl sonrasını dahi net şekilde öngörmek kolay değil. Bu nedenle uzun vadeli planlardan çok daha esnek, kısa ve orta vadeli stratejilere odaklanıyoruz. Temennimiz, sanayimiz ve ülkemiz adına daha istikrarlı, aydınlık ve bereketli bir geleceğin oluşmasıdır.

