“Ar-Ge ve Yerli Mühendislikle Geliştirdiğimiz İklimlendirme Teknolojilerini Küresel Pazarlara Sunuyoruz “

HVAC 360 Haber Portalı olarak, COPA Isı Sistemleri Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Besler ile gerçekleştirdiğimiz söyleşide; markanın yerelden globale uzanan büyüme hikâyesini, 2025’in sektörel zorluklarına karşı izlenen denge stratejisini, sürdürülebilirlik odağında şekillenen Ar-Ge yatırımlarını ve önümüzdeki döneme ilişkin küresel vizyonunu konuştuk.

COPA Isı Sistemleri, 1992’den bugüne uzanan yolculuğunda hem Türkiye’de hem de global pazarlarda istikrarlı bir büyüme ortaya koydu. Sizce, COPA’nın bugün sektörün öncü markalarından biri haline gelmesini sağlayan en önemli başarı adımları ve dönüm noktaları neler oldu?

1992 yılında %100 Türk sermayesiyle başlayan yolculuğumuzun en önemli dönüm noktası, yerel bir üretici kimliğini hızla küresel bir oyuncu vizyonuna dönüştürmemizdir. 1999 yılında gerçekleştirdiğimiz ilk ihracat hamlesi, bugünkü %80’lik ihracat oranımızın temelini atmıştır. Bugün Minareliçavuş’taki 20.000 m²’lik modern tesislerimizde yıllık 2.7 milyon metretül panel radyatör üretim kapasitesine ulaştık ve 40’tan fazla ülkeye ihracat yapan, İngiltere, Romanya ve Çin’de ofisleri, Cezayir’de ise üretim tesisi bulunan bir yapıya dönüştük. Bugün sadece cihaz üreten bir marka olmanın çok ötesine geçtik; evlerin ısınmasından iklimlendirilmesine kadar yaşamın her anında yüksek konfor sunan, ailelerin huzuruna eşlik eden eksiksiz bir çözüm ortağı haline geldik.

 

COPA Isı Sistemleri olarak 2025 yılını sektörel açıdan ve şirketiniz açısından değerlendirir misiniz?

2025 yılının iklimlendirme sektörü açısından parlak bir yıl olduğunu söylemek maalesef pek mümkün değil. Başta inşaat sektörü olmak üzere, global pazarlarda yaşanan ekonomik durgunluklar ve yüksek faizli borçlanma koşulları, doğrudan bizim sektörümüzü de etkileyen bir talep daralmasına yol açtı. Yeni konut projelerindeki yavaşlama ve yenileme pazarındaki temkinli yaklaşım, 2025’i sektör genelinde büyümeden ziyade mevcudu koruma yılına dönüştürdü.

Buna karşın COPA, 30 yılı aşan köklü geçmişi ve üretim tecrübesi sayesinde bu tür dalgalı dönemleri yönetme konusunda oldukça dirençli bir yapıya sahiptir. İç pazardaki durgunluğu, satışlarımızın %80’ini  kapsayan 40’tan fazla ülkedeki ihracat ağımızla dengeledik. İngiltere’den Çin’e, Romanya’dan Cezayir’deki üretim tesisimize kadar uzanan küresel varlığımız, bizi tek bir pazarın risklerine bağımlı kalmaktan kurtardı. Kendimizi güçlü gördüğümüz yönetim kaslarımız sayesinde, operasyonel maliyetlerimizi optimize ederken müşteri memnuniyetinden ve kalitemizden ödün vermedik. Sektörel durağanlığın aksine, hedef pazarlardaki güvenilir “Türk markası” algımızı daha da pekiştirdik.

Özetle 2025; sektörün daraldığı, ancak COPA’nın sahip olduğu deneyimle bu zorlukları aşarak global arenadaki yerini sağlamlaştırdığı, operasyonel olarak güçlendiği bir “direnç ve denge” yılı oldu.

 

Ar-Ge Merkezi’nde yürütülen güncel çalışmalar hakkında bilgi alabilir miyiz?

Sürdürülebilirlik ve ‘Geleceğin Enerjisi’ vizyonumuzu Ar-Ge çalışmalarımızın merkezine konumlandırarak, odak noktamıza yüksek enerji verimliliğine sahip hibrit sistemleri aldık. Özellikle Avrupa pazarının stratejik beklentileri doğrultusunda; düşük karbon ayak izine sahip, çevreci R32 ve R290 gazlarıyla çalışan ısı pompası teknolojilerimiz üzerinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz.   Bu teknolojik dönüşüm hamlemizin bir parçası olarak, yüksek mühendislik standartlarıyla geliştirdiğimiz yeni Velora Monoblok ısı pompamız ve Nexa Premix yoğuşmalı kombimizin lansmanını 2026 yılının ikinci çeyreğinde gerçekleştirmeyi hedefliyoruz.

 

Dijitalleşme ve akıllı ürünler, COPA’nın Ar-Ge çalışmalarında nasıl bir rol üstleniyor?

Günümüzde iklimlendirme sektörü, yalnızca mekanik bir donanım üreticisi olmanın ötesine geçerek; yazılım, veri yönetimi ve bağlanabilirliğin (IoT) tam merkezde yer aldığı yeni bir döneme girmiştir. COPA olarak biz de bu teknolojik dönüşümün bir parçası olarak, ürünlerimizi sadece ısıtma-soğutma araçları değil, akıllı yaşam alanlarına entegre olabilen sistemler olarak kurguluyoruz. Geliştirdiğimiz dijital çözümler, enerji yönetimini daha kontrollü hale getirirken, kullanıcı konforunu ön planda tutan bir ekosistem sunmayı hedeflemektedir. Bu ekosistem içerisinde, kaynakların daha verimli kullanılmasını destekleyen ve kişiselleştirilebilir iklimlendirme deneyimi sunan algoritmalar üzerinde çalışıyoruz. Bu çalışmalarımızla hedefimiz markamızı, global pazarda sadece geleneksel bir imalatçı olmanın ötesinde adeta bir “akıllı iklimlendirme çözümleri sunan stratejik bir partner” kimliğiyle konumlandırmaktır.

 

Turquality programı kapsamındaki deneyimleriniz, COPA’nın uluslararası marka algısına ne tür katkılar sağladı?

Turquality programı, COPA’nın küresel marka yolculuğunda kurumsal standartlarımızı uluslararası bir perspektifle gözden geçirmemize yardımcı olan kıymetli bir rehberlik sundu. Bu süreç, operasyonel yapımızı dünya genelindeki sektörel normlarla daha uyumlu hale getirerek, yurt dışı pazarlardaki kurumsal duruşumuzu güçlendirmemize katkı sağladı. Markamızı global arenada konumlandırırken, odak noktamızı sadece rekabetçi fiyatlandırmadan ziyade sürdürülebilir kalite ve değer odaklı bir çizgiye çekmemize imkan tanıdı. Program kapsamındaki teşvik ve yönlendirmeler, Türk mühendisliğinin çözüm odaklı yaklaşımını farklı coğrafyalarda daha sistematik bir şekilde tanıtma fırsatı yarattı. İhracat pazarlarındaki istikrarlı grafiğimiz ve panel radyatör alanındaki yerimiz, bu program dahilinde yürüttüğümüz uzun vadeli marka geliştirme adımlarıyla desteklendi. İngiltere, Çin ve Romanya gibi stratejik bölgelerdeki yerel yapılanma süreçlerimizde, programın sunduğu kurumsal altyapı desteğinden faydalanarak daha planlı adımlar attık. Turquality’nin kurumsal gelişim vizyonu; dijitalleşme ve enerji verimliliği gibi global eğilimleri iş süreçlerimize dahil etme noktasında markamıza pozitif bir ivme kattı. Turquality programı 2026 hedeflerimizle uyumlu bir şekilde, küresel pazarda daha kalıcı ve güven esasına dayalı bir marka algısı inşa etmemize zemin hazırlamaktadır.

 

“Türk mühendisliği” imzasını dünya pazarlarında daha da görünür kılmak için hangi alanlara yatırım yapıyorsunuz?

Türk mühendisliğinin sahip olduğu esneklik ve problem çözme yeteneğini küresel pazarlarda daha görünür kılmak adına, teknolojik altyapımıza yönelik yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Bu vizyon çerçevesinde, ürünlerimizin performansını ve dayanıklılığını uluslararası standartlarda belgelemek amacıyla test laboratuvarlarımızı modern teknolojilerle güncelliyoruz. Yatırımlarımızı sadece nihai ürünle sınırlı tutmuyor, operasyonel verimliliğimizi artırırken kaynak kullanımını optimize eden mühendislik çözümleri geliştiriyoruz. Türk mühendisliğinin çevikliğini, özellikle Avrupa pazarının dinamik yapısına ve sürekli güncellenen regülasyonlarına en hızlı şekilde cevap verecek şekilde sistem kurgularımız var. Çevresel sürdürülebilirlik hedeflerimiz doğrultusunda, ürünlerimizin enerji verimliliği sınıflarını yükseltmek için Ar-Ge ekiplerimizin mühendislik yetkinliklerine yatırım yapıyoruz. Yenilenebilir enerji kaynaklarıyla entegre çalışabilen hibrit sistemlerin tasarımı, mühendislik ajandamızın en üst sıralarında yer almaktadır. Sektörel bilgi birikimimizi yeni nesil mühendislik disiplinleriyle harmanlayarak, dünya genelindeki teknik zorluklara özgün ve rekabetçi cevaplar sunmayı hedefliyoruz. Sonuç olarak, küresel pazarda “Made in Türkiye” imzasının sadece bir üretim simgesi değil, aynı zamanda bir teknoloji ve kalite referansı olması için çalışıyoruz.

 

COPA’yı önümüzdeki 5 yıl içinde global iklimlendirme sektöründe nasıl bir konumda görüyorsunuz?

COPA olarak önümüzdeki 5 yıllık vizyonumuzun temel sütunlarını; ürün gamımızda tavizsiz bir sürdürülebilirlik, küresel ölçekte daha önce yer almadığımız yeni pazarlara giriş ve tüm operasyonlarımızda uçtan uca dijitalleşme olarak belirliyoruz. Ar-Ge çalışmalarımızın odağındaki düşük karbon ayak izine sahip ve yenilenebilir enerji kaynaklarıyla entegre çalışan sistemlerimizle, dünya iklimlendirme sektöründeki yeşil dönüşümün en güçlü aktörlerinden biri olmayı hedefliyoruz. İhracat ağımızı, bugüne kadar markamızla tanışmamış yeni stratejik pazarlara taşıyarak Türk mühendisliğinin çözümcü gücünü dünya genelinde çok daha geniş bir coğrafyada görünür kılacağız. Şirket bünyesinde sürdürdüğümüz dijital dönüşüm hamlesiyle, üretimden tedarik zincirine kadar tüm iç süreçlerimizi akıllı teknolojilerle optimize ederek operasyonel çevikliğimizi en üst seviyeye çıkarıyoruz. Hedeflerimiz doğrultusunda, yüksek verimlilik sunan yenilikçi portföyümüzle Avrupa, Ortadoğu ve Orta Asya başta olmak üzere küresel arenada en çok tercih edilen markalardan biri olma yolunda kararlılıkla ilerliyoruz.

E-Bülten Kayıt