2025, Ecostar ve Ecodense markaları için nasıl bir yıl oldu?
2025 yılı, hem Ecostar hem de Ecodense markalarımız açısından oldukça başarılı performans sergilediğimiz bir yıl oldu. Özellikle Ecodense yoğuşmalı kazan grubunda çift haneli bir büyüme yakalayarak pazardaki konumumuzu daha da güçlendirdik. Ecostar tarafında da benzer şekilde ürün gamımızın genelinde istikrarlı bir büyüme kaydettik. Satış hacmimiz artarken, müşteri talebindeki süreklilik markamıza duyulan güvenin somut bir göstergesi oldu.
Özetle 2025’i; pazar payımızı artırdığımız, markalarımızın rekabet gücünü belirgin şekilde yukarı taşıdığımız ve sürdürülebilir büyüme hedeflerimiz doğrultusunda önemli bir mesafe kat ettiğimiz bir yıl olarak değerlendirebilirim.
Sürdürebilirlik bugün ısıtma sektörünün en kritik gündemlerinden biri. Ecostar ve Ecodense olarak; düşük emisyon, enerji verimliliği ve çevre dostu üretim konularında 2025 yılında hangi somut adımları attınız?
Sürdürülebilirlik, ısıtma sektöründe artık bir tercih değil, stratejik bir zorunluluk. Bu doğrultuda Ecostar ve Ecodense olarak 2025 yılında çevresel etkimizi azaltmaya yönelik somut ve ölçülebilir adımlar attık.
Öncelikle üretim süreçlerimizde kendi geliştirdiğimiz kazan salınım hesaplama ve karbon modelleme altyapısı ile
emisyon verilerimizi daha şeffaf, izlenebilir ve doğrulanabilir hale getirdik. Bu çalışma yalnızca bir raporlama aracı değil; tasarım, Ar-Ge ve üretim kararlarımızı yönlendiren bir karar destek sistemi olarak konumlandı. Bu sayede tesis bazlı karbon yoğunluğumuzu analiz ederek 2026 yılı için toplam karbon salımını belirli bir oranda azaltmayı stratejik hedeflerimiz arasına aldık.
Ürün tarafında ise düşük NOx ve düşük CO emisyonlu yeni nesil brülör tasarımlarımıza hız vererek yanma verimliliğini artırdık ve birim ısı başına düşen emisyon değerlerini iyileştirdik. Üretim tesisimizde çatı GES sistemimizi devreye alarak elektrik ihtiyacımızın yaklaşık %80’ini yenilenebilir kaynaklardan karşılamaya başladık. Bununla birlikte yoğuşmalı kazan test süreçlerinde kullanılan suyun geri kazanımını sağlayan altyapıyı geliştirerek su tüketimimizi azaltan döngüsel bir model oluşturduk.
Ambalaj yapılarımızı revize ederek plastik ve karton kullanımını minimize ettik; çizilme ve hasar kaynaklı iade oranlarını düşürerek dolaylı karbon yükümüzü azalttık. Ayrıca satın alma süreçlerimize sürdürülebilir tedarik kriterlerini entegre ederek tedarik zinciri kaynaklı emisyonları da izlemeye başladık.
Isıtma sektöründe sürdürülebilirliği yalnızca “daha az emisyon” başlığı altında ele almıyoruz. Biz bunu, tasarımdan sahadaki işletmeye kadar uzanan tüm değer zincirini kapsayan bütüncül bir verimlilik dönüşümü olarak görüyoruz. 2025’te attığımız adımlar da 2030 vizyonumuz doğrultusunda; karbon yoğunluğu daha düşük, enerji verimliliği daha yüksek ve dijital olarak izlenebilir bir üretim yapısına geçişimizin sağlam bir temelini oluşturdu.
Ar-Ge yatırımları rekabet gücünün temel yapı taşlarından biri haline geldi. Şirketinizin Ar-Ge vizyonu ve 2025 yılında hayata geçirilen ya da devam eden öncelikli Ar-Ge projeleri hakkında bilgi alabilir miyiz?
Ar-Ge yatırımlarını rekabet gücümüzün temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. 2025 yılında özellikle Low NOx projeleri kapsamında düşük emisyonlu çözümler geliştirmeye odaklandık. Yeni tasarım çalışmalarımız sayesinde kazanlarımızda daha yüksek verimlilik seviyelerine ulaştık.
Yakıcı tarafında geliştirdiğimiz reküperatif ve rejeneratif sistemlerle de atık ısı geri kazanımını artırarak hem enerji tasarrufu hem de emisyon azaltımı sağladık. Bu çalışmalar, yalnızca ürün performansımızı değil, aynı zamanda sektördeki teknolojik konumumuzu da daha ileri bir noktaya taşıdı.
İhracat açısından 2025 yılı nasıl geçti?
2025, ihracat ve uluslararası pazarlar açısından şirketimizin büyüme ivmesini net şekilde ortaya koyduğu bir yıl oldu.
Yüksek teknolojili ürünlerimiz, müşteri odaklı hizmet anlayışımız, sürdürülebilir ihracat yaklaşımımız ve pazar analizlerimiz sayesinde ihracatta %10’luk bir büyüme yakalamayı başardık. Mevcut pazarlardaki konumumuzu güçlendirirken, yeni coğrafyalara açılma hedeflerimizi de somut adımlarla hayata geçirdik. Özellikle Kuzey Afrika bölgesi ve Avustralya, faaliyet gösterdiğimiz yeni kıtalar arasında yer aldı. Bu açılım, pazar çeşitliliğimizi artırarak risk dağılımı sağlarken, marka bilinirliğimizi de farklı coğrafyalara taşımamıza katkı sundu.
Yeni pazarlara giriş sürecinde yerel iş birliklerine, güçlü bir lojistik altyapı planlamasına ve bölgesel talep analizlerine öncelik verdik. Amacımız sadece satış hacmini artırmak değil; bulunduğumuz pazarlarda kalıcı ve sürdürülebilir bir yapı kurmak oldu.
Özetle 2025, ihracatta hem büyüme kaydettiğimiz ve coğrafi çeşitliliğimizi artırarak daha dengeli bir yapı kurduğumuz bir yıl oldu.
Ecostar ve Ecodense markalarının gelecek dönem ürün ve teknoloji hedefleri nelerdir? Özellikle dijitalleşme, akıllı sistemler ve yüksek verimlilik odaklı çözümler açısından önümüzdeki yıllarda neler göreceğiz?
Ecostar ve Ecodense olarak, önümüzdeki dönemde özellikle dijitalleşme, akıllı sistemler ve yüksek verimlilik ekseninde ürün geliştirmeye odaklanacağız. IoT altyapısına sahip kazan sistemleriyle, uzaktan izleme ve kontrol imkânı sunarken, akıllı bina otomasyon sistemleriyle tam uyumlu çözümler geliştirmeye devam edeceğiz. Gelişmiş dijital kontrol panelleri ve kullanıcı dostu ara yüzler sayesinde hem kullanıcı deneyimini iyileştirecek hem de uzaktan servis, hata teşhisi ve performans takibi imkânı sunacağız.
Yüksek verimlilik ve enerji optimizasyonu alanında ise daha geniş modülasyon aralığına sahip yeni nesil yoğuşmalı kazanlar üzerinde çalışıyoruz. Isı eşanjörlerindeki geliştirilmiş tasarımlarla yanma verimini artırmayı ve kaskad sistemlerde daha akıllı yük paylaşımı ile enerji optimizasyonu sağlamayı hedefliyoruz. Boyler sistemlerinde ise ısı kaybını azaltarak depolama verimliliğini yükseltmeyi, böylece hem performansı hem de enerji tasarrufunu artırmayı amaçlıyoruz.
Sürdürülebilirlik odaklı adımlarımızla daha düşük NOx ve karbon emisyon değerleri hedefliyoruz. Bunun yanı sıra enerji tasarruflu, çevre dostu hibrit sistem çözümleri ile hem verimliliği artırmayı hem de çevresel etkimizi azaltmayı planlıyoruz.
Özetle, Ecostar ve Ecodense olarak, önümüzdeki dönemde; dijitalleşmiş, yüksek verimli, düşük emisyonlu ve kullanıcı dostu yoğuşmalı kazan, brülör ve boyler tasarımlarıyla pazardaki konumumuzu güçlendirmeyi sürdüreceğiz. Hedefimiz, ürünlerimizin hem performansını hem de çevresel verimliliğini artırırken, müşterilerimizin deneyimini daha da iyileştirmek.
Son olarak,2026 ve sonrası için Ecostar & Ecodense’i nasıl bir yol haritası bekliyor? Büyüme, sürdürülebilirlik ve global marka olma hedefleriniz doğrultusunda sektör profesyonellerine ve iş ortaklarınıza vermek istediğiniz mesaj nedir?
2026 ve sonrası Ecostar & Ecodense için temkinli ama stratejik bir büyüme dönemi olacak. Enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar ve belirsizlikler göz önünde bulundurulduğunda 2026’nın zor geçeceğini öngörüyoruz. Bu süreçte önceliğimiz, Türkiye’de yoğuşmalı kazan pazar payımızı artırmak, yeni pazarlara açılarak ihracatımızı en üst seviyeye taşımak ve global marka gücümüzü pekiştirmek olacak.
Büyümenin ana itici güçleri ise hibrit sistemler ve akıllı teknolojiler olacak. Bununla birlikte artan müşteri maliyetleri karşısında satış sonrası hizmetler, her zamankinden daha kritik hale gelecek.
Mesajımız net: Dengeli büyüme, sürdürülebilirlik, teknolojiye yatırım ve güçlü iş ortaklıkları 2026 ve sonrasında başarının anahtarı olacak.

