Halka Arzla Güçlenen Üçay Mühendislik, Yatırımlarla Büyüme Hedefliyor

HVAC 360 Haber Portalı olarak, Üçay Mühendislik İcra Kurulu Başkanı ve CEO’su Turan Şakacı ile gerçekleştirdiğimiz söyleşide; şirketin faaliyet alanları, finansal performansı ve halka arz sonrası büyüme hedeflerini konuştuk. Şakacı, halka arzdan elde edilen gelirin tamamını güneş enerjisi, elektrikli araç şarj altyapısı ve şube ağı yatırımlarına yönlendireceklerini açıkladı.

Üçay Mühendislik’in faaliyet alanlarını ve bugün ulaştığı ölçeği kısaca anlatır mısınız?

Üçay Mühendislik olarak 24 Kasım 2000 tarihinde ticari hayatına başladık ve bugün 25 yılı aşkın deneyime sahip, çok disiplinli bir mühendislik şirketi olarak faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Enerji tasarrufu ve sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda iklimlendirme, elektrik–mekanik taahhüt işleri, güneş enerjisi sistemleri (GES), enerji verimliliği çözümleri, ısı pompası teknolojileri ve e-mobilite alanlarında uçtan uca mühendislik hizmetleri sunuyoruz. Mühendislik ve müşavirlikten proje tasarımına, montajdan bakım ve onarıma kadar tüm süreçleri bütünleşik bir yapı içinde ele alıyoruz.

Bugün merkezi İstanbul olmak üzere Marmara, Ege, Akdeniz, Karadeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde 22’den fazla ilde, 35’in üzerinde lokasyonda şube, depo ve showroomlarımızla faaliyet gösteriyoruz. Kurulduğumuz günden bu yana 2 milyondan fazla bireysel ve kurumsal müşteriye mühendislik hizmeti sunduk. Gelişmiş ERP ve CRM altyapımızla entegre çalışan saha organizasyonumuz sayesinde her yıl ortalama 30 bin müşteriye hızlı, güvenilir ve kesintisiz hizmet veriyoruz. Bağlı ortaklığımız Elaris ile de elektrikli araç şarj ağı işletmeciliği ve şarj istasyonu satışı alanlarında faaliyet gösteriyoruz.

 

Şirketinizin en önemli farklarından biri doğrudan hizmet modeli. Bu yaklaşım size nasıl bir avantaj sağlıyor?

Üçay Mühendislik’i sektörde ayrıştıran en önemli unsurlardan biri, hizmetlerimizi tamamen kendi personelimizle sunuyor olmamız. Bu yaklaşım, sürekli eğitim, standartlaşmış hizmet kalitesi, güçlü denetim mekanizmaları ve dijital altyapıların etkin kullanımı gibi çok önemli avantajlar sağlıyor. Aynı zamanda satış sonrası hizmetlerde de yüksek bir memnuniyet oranı yakalamamıza katkı sunuyor. Bugün müşteri memnuniyeti oranımız yüzde 95’in üzerinde ve bu oran, sektördeki en önemli rekabet avantajlarımızdan biri. Özellikle karmaşık mühendislik projelerinde, entegre sistemlerin sorunsuz yönetilebilmesi ve sürdürülebilir hizmet kalitesinin sağlanması açısından bu yapı bize büyük güç kazandırıyor.

 

2025 yılı finansal performansınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?

2025 yılı, değişen piyasa koşullarına rağmen operasyonel çevikliğimizi ve teknik gücümüzü koruduğumuz bir yıl oldu. Yıl sonunda hasılatımız 2,8 milyar TL seviyesinde gerçekleşirken, 95,5 milyon TL net dönem kârı elde ettik. Toplam varlık büyüklüğümüz 2,06 milyar TL’ye, özkaynaklarımız ise 1,09 milyar TL’ye ulaştı. Bir önceki yıla göre özkaynaklarımızdaki artış da güçlü sermaye yapımızı destekledi.

Pazar dinamiklerindeki değişime bağlı olarak satış gelirlerinde sınırlı bir daralma yaşansa da disiplinli gider yönetimimiz ve verimlilik odaklı operasyonel yaklaşımımız sayesinde operasyonel kârlılığımızı korumayı başardık.

 

Halka arz süreci şirketiniz için nasıl bir dönüm noktası oldu?

Halka arzı kurumsallaşma yolculuğumuzun önemli bir aşaması olarak görüyoruz. Türkiye’de birçok şirket ikinci ve üçüncü nesil geçişlerde kurumsallaşma eksikliği nedeniyle sürdürülebilirliğini kaybedebiliyor. Biz ise yaklaşık üç yıl önce yaptığımız değerlendirmelerde bu şirketin yalnızca bugünkü ortaklara değil, gelecek nesillere de hizmet etmesi gerektiğine karar verdik. Bunun yolu da güçlü kurumsal yönetimden geçiyor. Bugün iki ortaklı bir yapıdan, 800 bin ortağı olan bir şirkete dönüştük. Bundan sonra atacağımız her adımda, yapacağımız her yatırımda bu güvene layık olmaya çalışacağız. Onlarla birlikte büyüyecek, onlarla birlikte değer üreteceğiz.

Elde ettiğimiz gelirin tamamını yatırım için kullanmayı planlıyoruz. Finansal anlamda borçluluğumuz oldukça düşük ve büyümeyi yatırımlarla desteklemek istiyoruz.

Fonun yüzde 40-50’sini güneş enerjisi santrali yatırımlarında, yüzde 5-10’unu elektrikli araç şarj ağı kurulumlarında, yüzde 10-15’ini şube ağımızın genişletilmesinde kullanmayı hedefliyoruz. Kalan kısmı ise organizasyonel verimliliği artıracak ve sürdürülebilirlik hedeflerimizi destekleyecek yatırımlara ayıracağız. Bu kapsamda yapay zekâ destekli akıllı depolar, öz tüketim için GES tesisleri ve araç filomuzun elektrikliye dönüşümü gibi alanlarda da önemli adımlar atacağız.

Orta vadede hedefimiz 15 yeni ilde daha varlık göstererek toplamda 37 ilde faaliyet göstermek ve şube sayımızı 50’nin üzerine çıkarmak. Türkiye geneline yayılmış saha organizasyonumuz sayesinde hem büyük ölçekli projelerde hem de bireysel müşterilerimizin ihtiyaçlarında hızlı ve etkin çözümler sunabiliyoruz.

 

2026 yılına güçlü iş birlikleriyle başladınız. Bu anlaşmaların kapsamı nedir?

2026 yılına yaklaşık 1,5 milyar TL’yi aşan üç önemli iş anlaşmasıyla başladık. Bu kapsamda Tahincioğlu Holding’in Nidapark Küçükyalı projesinde elektrik ve mekanik tesisat işlerini üstlendik. Ayrıca İstanbul Havalimanı’ndaki THY otopark ve ofis binası elektrik tesisatı projesi için sözleşme imzaladık. Son olarak IC İçtaş – IC İçmak – YapıTürk ortaklığı tarafından yürütülen Denizkoru Boğaz & Orman Konut projesinin elektrik ve mekanik tesisat işlerini üstlendik.

Bu projelerin hem ciromuza hem de kârlılığımıza olumlu katkı sağlamasını bekliyoruz. Bunun yanı sıra geçmişten bugüne farklı alanlarda çok sayıda önemli projeye imza attık. Elektrik ve mekanik alanında Park Yaşam Mavişehir, Finans Şehir, Zonguldak Ontemmuz Kentsel Dönüşüm Projesi, İstanbul Fikirtepe Kentsel Tasarım Projesi, Darülaceze Sosyal Hizmet Projesi ve Ankara Boulevard Çankaya gibi dikkat çekici projelerde yer aldık. Devam eden projelerimiz arasında da Divan Antalya Talya, Kent Etiler Kentsel Dönüşüm Projesi, Polat Holding Piyalepaşa ABCD Bloklar, Rönesans Maltepe Park Konut Projesi ve Baykar Grubu’nun Çorlu’daki çeşitli yapıları bulunuyor.

Bu çeşitlilik, gelir yapımızı daha dengeli hale getirirken farklı sektörlerdeki varlığımız sayesinde daha dayanıklı ve sürdürülebilir bir iş modeli oluşturmamıza katkı sağlıyor.

 

Elektrikli araç şarj altyapısı alanındaki yatırımlarınız nasıl ilerliyor?

Bağlı ortaklığımız Elaris ile elektrikli araç şarj ağı işletmeciliği alanında faaliyet gösteriyoruz. Bugün 100’ün üzerinde şarj istasyonumuz bulunuyor ve özellikle AC şarj altyapısında ağımızı genişletmek istiyoruz. Lokasyon seçiminde otoyollar, AVM’ler, iş merkezleri, belediye iş birlikleri, filo yönetim şirketleri ve lojistik sahaları gibi yüksek talep potansiyeline sahip alanlara odaklanıyoruz. Hedefimiz, elektrikli araç kullanıcılarının şarj ihtiyacını verimli, hızlı ve kesintisiz şekilde karşılamak.

Bu alandaki çalışmalarımız aynı zamanda çevresel fayda da yaratıyor. Mevcut altyapımız üzerinden yılda yaklaşık 595 bin kWh elektrik teslimi gerçekleştiriliyor ve bu sayede 268 ton CO₂ emisyonunun önüne geçiliyor. Bu kazanım, yaklaşık 26 bin 800 ağacın yıllık karbon tutma kapasitesine ve 116 bin litre civarında benzin tüketiminin önlenmesine eşdeğer bir çevresel fayda sağlıyor.

 

ZeroHouse projesi sürdürülebilirlik vizyonunuzun önemli bir parçası. Bu projeyi biraz anlatır mısınız?

ZeroHouse, Üçay Mühendislik olarak karbon nötr yaşam vizyonumuzu somutlaştırdığımız en yenilikçi mühendislik çalışmalarımızdan biri. Bu konsept; güneş enerjisi sistemleri, ısı pompası teknolojileri, enerji verimliliği uygulamaları, akıllı otomasyon ve depolama çözümlerinin entegre edildiği bütünleşik bir model olarak öne çıkıyor. Amacımız, sürdürülebilir yaşamı yalnızca teorik bir hedef olmaktan çıkarıp uygulanabilir, erişilebilir ve ölçülebilir bir mimariye dönüştürmek.

ZeroHouse yaklaşımında yapıların ısıtma, soğutma ve sıcak su ihtiyacını; ısı pompası sistemleri, yerden ısıtma çözümleri ve VRF teknolojilerinin birlikte çalıştığı verimli bir modelle karşılıyoruz. Elektrikli araç kullanımının hızla yaygınlaştığı bir dönemde EV şarj istasyonlarını da konseptin önemli bir parçası haline getirdik. Tüm bu sistemlerin enerji ihtiyacını ise fotovoltaik panellerle güneşten karşılayarak yapının fosil yakıtlara bağımlılığını ortadan kaldırıyoruz.

Kendi enerjisini üretebilen, karbon salımını minimize eden ZeroHouse yapılarının düşük karbonlu şehirleşme için önemli bir çözüm olduğuna inanıyoruz. Proje henüz yeni ancak ciddi ilgi gördüğünü söyleyebilirim. Enerji maliyetlerinin yükselmesi, karbon nötr hedeflerinin daha fazla önem kazanması ve tüketicilerde çevresel farkındalığın artması, ZeroHouse’un gelecekteki potansiyelini güçlendiriyor. Önümüzdeki dönemde bu konseptin hem gelirlerimize hem de marka değerimize daha belirgin katkı sağlayacağını öngörüyoruz.

 

Yenilenebilir enerji yatırımlarınızın müşterilere sağladığı avantajlar neler?

Üçay Mühendislik olarak yenilenebilir enerji yatırımlarını uzun vadeli verimlilik ve sürdürülebilirlik yaratan stratejik dönüşüm araçları olarak görüyoruz. Müşterilerimize sağladığımız en büyük avantaj, bu dönüşümü oğru mühendislik yaklaşımı ve ölçülebilir sonuçlarla destekleyebilmemiz.

Son bir buçuk yıl gibi kısa bir sürede toplam 69,25 MW kurulu güce sahip güneş enerji santrallerinin kurulumunu tamamladık. Bunun yanında 2025 yılı boyunca yaklaşık 100 mesken tipi GES projesi gerçekleştirdik. Hayata geçirilen bu santraller sayesinde yaklaşık 107 bin ton karbon salımı engellendi. Bu çevresel etki; 5,1 milyon ağacın yıllık temizleme kapasitesine, 34 bin tonun üzerinde fosil yakıt kullanımının önlenmesine, 23 bin aracın trafikten çekilmesine ve 46 bin hanenin elektrik ihtiyacının kömür yerine temiz enerjiden karşılanmasına eşdeğer bir kazanım anlamına geliyor. 2026 yılında bu sayıyı daha da yukarı çıkarmayı hedefliyoruz.

 

Önümüzdeki dönemde Üçay Mühendislik’in büyüme stratejisinin merkezinde hangi alanlar olacak?

Geleneksel mühendislik ve iklimlendirme faaliyetlerimizde güçlü konumumuzu korurken, yenilenebilir enerji ve e-mobilite gibi yeni nesil alanlarda büyümeye odaklanıyoruz. Güneş enerjisi projelerinde ölçeğimizi artırmayı, ısı pompası ve enerji verimliliği çözümlerini yaygınlaştırmayı, elektrikli araç şarj ağı yatırımlarımızı büyütmeyi ve dijital dönüşüm odaklı akıllı mühendislik uygulamalarını geliştirmeyi hedefliyoruz.

Bu yaklaşımın temelinde müşterilerimizin tüm enerji ve mühendislik ihtiyaçlarını tek noktadan karşılayan bütünleşik hizmet modelimiz yer alıyor.Farklı faaliyet alanlarında bulunmamız, gelir yapımızı çeşitlendirerek bizi piyasa dalgalanmalarına karşı daha dirençli hale getiriyor. İklimlendirme, GES, elektrik-mekanik ve e-mobilite gibi alanların birbirini tamamlayan yapısı sayesinde hem daha dengeli bir nakit akışı yaratıyor hem de proje başına ürettiğimiz katma değeri artırıyoruz.

Temel stratejimiz güçlü olduğumuz alanlarda rekabet avantajımızı korurken çevresel, ekonomik ve sosyal sürdürülebilirliği gözeten bir büyüme modeli ortaya koymak. Karbon ayak izini azaltan, enerji verimliliğini artıran, düşük karbon ekonomisine katkı sağlayan ve yeşil dönüşümü destekleyen yatırımlarımızla önümüzdeki dönemde de büyümemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.

 

E-Bülten Kayıt